Kutlughan Oneker

Dream and Succeed

Posted by kutlughan on May 1, 2012

Despotizm : Tek bir kişi ya da grup tarafından devletin yönetildiği, yöneten kişi dışında herkesin ikinci derecede önemli olduğu bir yönetim biçimidir. Despotizmin diğer yönetim biçimlerinden en büyük ayrılığı bir gelenek, anayasa ve siyasal bir kültür özelliği göstermemesidir. Yöneten kişiye de despot denir. Mısır firavununu buna örnek olarak verebiliriz. .  . 

 

Posted in description | Leave a Comment »

Dikkat dağılması yaşadım . . . Şöyle ki :

Posted by kutlughan on November 17, 2011

Bir yazıyı okurken müzik yüzünden konsantre olamadım. Müziği kapattım. Cümlenin birini hızlı bir şekilde okudum ve de anladım. 2. cümleye başlarken aklıma gün içinde bir arkadaşımın yazıyı okurken ne kadar da hızlı okuyorsun dediği aklıma geldi. Sonra o ortamdaki başka bir insan beynimde canlandı. O insanın çalışkanlılığı aklıma geldi. Onların nasıl buluştuğu . Diğer 3. insanın sorduğu bir soru üzerine verdiğim cevaba karşın bana bakışları gözümde canlandı. Sonra birlikte aynı yerlerde bulunduğumuz kişileri ayrılırken selamlaşmadığımı, özellikle başka bir insanla da görüşmem gerekirkeni yolda görmeme rağmen diğer başka bir arkadaşla birlikte olduğum için görmemizlikten geldiğimi farkettim.  

Tüm bunlar 1-2 saniye arasında gerçekleşti ve ben bu tespitlerimi yazmak üzere kağıdı elime aldım . Toplamda kaybettiğim zaman ise 10 dkyı buldu sanırım. Sonra da kaldığım yerden 2. cümleyi okumayı sürdüreceğim :)  

Posted in Uncategorized | Leave a Comment »

Ev Seçimi Yaparkenki Sınıflar

Posted by kutlughan on January 16, 2011

 

” Sığınabilecek Sıcak bir yuva ”  ———–> Alt Gelir Grubu 

” Huzurla Uzun Süre yaşanılacak ve iyi bir yatırım olacak bir ev”  —————> Orta Gelir Grubu

” Farklı hissedilecek bir ev ”  ———————–> Üst gelir grubu

Posted in Pazarlama | Tagged: , | Leave a Comment »

AGH ( AVRUPA GÖNÜLLÜ HİZMETİ) -1

Posted by kutlughan on July 15, 2009

Benim tanımladığım gönüllü kavramında genelde sınırlım imkanlar ile bir işi severek yapan insanlar topluluğuna iş yaptırmak vardır. Yani gönüllü sadece yemek-konaklama karşılığında karşı tarafa bir hizmette bulunur. Bu çoğu zaman Sivil Toplum Kuruluşları (STK’lar) olmuştur. Bu çalışma ile kişi manevi doygunluğa ulaşır ya da kişisel gelişimine katkı sağlar.

Avrupa Gönüllü Hizmeti’nde de olay taban olarak aynı, sadece ana amaç bir işin yapılması ve bitirilmesi değil. Temel hedef AB içinde toplumsal uyumu, gençler arasında dayanışma ve hoşgörünün geliştirilmesidir. Bunun yanında AGH ile STKlarda kayda değer gelirler sağlayarak Sivil Toplumun gelişmesine katkı sağlarlar böylece AB bir taşla birkaç kuşu al-aşağı etmiş olmakta.

Avrupa Birliği böyle bir çalışma için çok muazzam paraları gözden çıkarabiliyor. Mesela ben imza attığım sözleşmemde 8 bin küsür euro 4 arkadaşımla birlikte bana harcanan 1 aylık miktar idi. AGH’de kısa dönem en az 1 ay ve uzun dönem 2-12 ay arasında tüm Avrupa Birliği ülkesinde cebinizden beş kuruş para çıkmadan yaşayabilir ve üstüne de ülkesine göre değişen miktarlarda cep harçlığı alırsınız. Gönüllü işleri genelde çocuk ve yaşlı bakıcılıkları, gençlik çalışanı ve çevre koruma çalışmaları olmakla birlikte projeyi yazan kişinin yaratıcılığına göre çeşitlilik kazanabilir. Olay tamamen AGH ile gidilecek projede biter. Projenizde ne yazıyor ise o işleri yapmakla yükümlüsünüzdür. Bu çalışma saati ise günde 6 saati geçemez ve haftasonları olamaz. Ayrıca 1 ay içinde fazladan 2 gün tatil imkanınız da bakidir.

Mayıs 2009’da ben de 1 ay boyunca Kaşif Gençlik ve Spor Derneği’nin göndericiliğinde Polonya’da Camp Rodowo gibi bir cennette kısa dönem AGH yaptım. Yaşadığım maceralar ve oradaki hislerimi bu yazı dizisinde sizlerle paylaşma imkanı bulacağım. RSS’te kalın ;)

Posted in Uncategorized | Tagged: , , , , , | 1 Comment »

Bir Seçimin Ardından . . .

Posted by kutlughan on March 30, 2009

Oy kullanmaya giderken, tarifi imkansız(ama çalışacağım) bir heyecan vardı. Yönetime katılmayı, sürekli el yordamıyla katkı sağlamayı amaçlayan biri olarak bu sefer devlet yönetimine katılacaktım. Bu yönetimde küçük bir oranım da olsa, sonuçta bir payım vardı. Ve ben bunun değerini oyumu kullanacağım okula adım adım ilerlerken daha da iyi bir şekilde anladım.

O 6 – 7 dklık yolda, ülkesinde demokrasi olmayan insanların durumunu düşündüm. Yönetiliyorsun, ama seni yönetenleri seçme şansın yok. İnsanca muamele göremiyorsun. Evcil bir hayvan gibisin. Hiç bir şekilde söz hakkın yok. Gazını alan yok. İsyanlardasın ama seni anlayan yok. . .

Hangi partiyi savunulursa savunulsun, hepsine gerçekten derinden bir saygım var. Çünkü demokrasinin gereği ben değil, biz anlayışıdır. Tamamen özgürlük, ama diğerlerinin özgürlüğünü kısıtlamadan.

Ayrıca demokrasi kimseye başkasının yaşam tarzını eleştirme hakkı tanımaz, eğer ki o kişinin yaşamına müdahele etmiyor ise. İnsanlar görüşlerini özgürce söylemeliler ama diğer insanların görüşlerine saygı sınırlarını aşmadan. Diğer türlü toplumsal bir uzlaşı sağlanamaz. Farklı fikirlerin, farklı görüş ve görünüşlerin, farklı din ve dillerin aynı ortamda olmasını sağlayamayız. Sadece bu da değil engelli vatandaşlarımız, özürlü insanlarımız, fakir ve ihtiyaç sahibi kişilerin de saygıya ihtiyacı olduğunu unutmamalıyız.

Seçim demokrasiyi peki tek başına karşılar mı? kesinlikle hayır. Belki ben bugün mutlu idim. Çünkü yönetime katılmıştım. Topluma bir şekilde bir etkim olmuştu. Peki 5 sene sonrası seçimleri mi bekleyeceğim? Tabii ki hayır.  İşte bu hayırı kendimden emin bir şekilde söylememi sağlayan durum ise Sivil Toplum Kuruluşlarının mantığı ve varlığıdır.

Mantık olarak Yönetime sivil katkıyı amaçlayan, herşeyi hükümet ve devletten beklemenin imkansız olduğunu bize gösteren sivil toplum kuruluşlarıdır. Demokrasi ve Katılım birbirini tamamlayan öğelerdir. O yüzden eğer demokrasiyi yaşamak istiyorsak Sivil toplum kuruluşları ile toplumdaki aksaklıklara çözüm üretmeliyiz.

CV’imde  “Sivil toplum Kuruluşlarında aktif katılım” ı hobilerim arasında göseriyorum. Çünkü bu iş dışı zamanda bence herkesin uğraşması gereken birşeydir, gerçekten temsili demokrasiyi biraz daha ilerletmek istiyor isek.  Ayrıca bir adet de öngörüm var. Buna göre bundan bi 15 sene sonra  devlet erkanında sivil toplum kuruluşu kökenli insanları çok göreceğiz.

Çünkü ideolojik, kimlik (etiket) siyaseti her ne kadar bugünkü seçimlerde de kendini göstermiş olsa da 2 ya da 3 seçim sonra bu siyaset tarzından Türkiye soyutlanmış ve gerçekten eğitim düzeyinin de yükselmesi ile  hizmete ve kendi çıkarına olan siyaseti ve siyasetçiyi seçebilecek duruma gelecektir. O zaman da gerçekten halkın içinden gelmiş STK’cılar, bu ülkede güveni yeniden tahsis edeceklerdir. . .

Posted in sosyal mesaj | Tagged: , , , , , , | Leave a Comment »

BİR MANYAĞIN KENDİYLE YÜZLEŞMESİ (2005)

Posted by kutlughan on March 23, 2009

 

            Günlerden bir Pazartesi günüydü. Ben sıcak evimde oturken, dışarıda ise kar olağanca hızıyla yağışını sürdürmekteydi. Penceremden içeri giren rüzgarın çıkarttığı sesin ahengiyle adeta başka alemlere dalmakla meşgul olmaktan çıkıp,ders çalışmam gerektiğine inanırken boş bir sayfanın beni çeken cazibesi içimi adeta kıpır kıpır edip beni bu tip yazılar yazmaya zorladı. BU zorlamanın tatlılığı kendimi alıkoymama engel oluyordu. Şayet bu zorlayış sert bir serzenişle olsa idi bu kadar çekici olmazdı.

            Keşke insanların beyinlerini kontrol edebiliyor olsaydım. O zaman insanlarla iletişmek için canbaz olmama gerek kalmazdı. İstediğim sözleri dilediğimce söyler, sonra da onunla alakalı istemediğim hiç bir tepki duymazdım veya o tepkiyi yaratmazdım. Ama maalesef bu mümkün değil. İçimdeki sesi beynimde yoğurup öyle dışarı çıkararak o zoraki canbazlığa devam etmek zorundayım. Çünkü maalesef ki YAŞIYORUM…

            Yaşam nedir ki? Zaman mıdır? Yoksa bir anlık esip giden o meltem rüzgarı mıdır? Hem hepsi, hem de hiçbiridir. Yaşam bir imtihan olmasa başka ne olabilir ki? Her canlı gibi basitçe; yaşayıp ölmememiz lazım. Bunu kendini birazcık beğenen ben söylüyorum. Diğer ihtimal kendimi aşağılık bir yaratık olarak görmekten başka birşey değil. Fakat biliyorum ki ölümden sonra bizi bekleyen bir şey var. Buna dinsel açıdan düşünmezsem ne olduğunu bilemem ama bir şeylerin bizi beklediğini tahmin etmek zor değil.

            Dündü,bugündü ve işte yarın olacak ama düne dair ne var? Sadece içimdekiler. En azından dünün ve bügünün hayatta küçücük de olsa yarına yön veren bir tarafı var. Fakat ölümde var mı ? Galiba ölümde de var. Yani ölümden sonra da… Dünü yaşadım, bugünü yaşıyorum,yarını yaşayacağım,ama NASIL?

Kutluğhan

Posted in Uncategorized | Leave a Comment »

ADANA SİVİL GENÇLİK MECLİSİ

Posted by kutlughan on March 23, 2009

Bilişimde Genç Hareket Eğitimine gitmeden önceki hafta 3 Mart Salı günü hasbel kadar bir seçimde bulundum.  Bunu da daha önceden duymuş hiçbir şekilde faaliyetleri hakkında fikir sahibi olmadığım Yerel Gündem 21 Gençlik meclisleri ile alakalı idi.

Aslında ilk başta Sevinç bu konu hakkında bahsettiğinden, beni davet ettikten sonra Yerel Gündem 21 nedir? Ulusal Gençlik Parlementosu nedir? Bunlar hakkında araştırmalar yaptıktan sonra ben neden daha önce bu yapının içinde değilim diye sorgulamaya başladım. Şöyle ki gerçekten benim ilgimi cezbeden şeyler birebir gençlik meclisinin amaçlarında ve faaliyetlerinde barınmış durumda.

Yapılan seçimde ise aday olmaya karar verdim ve yürütme kuruluna 7 arkadaş 15-26 yaş arasındaki yaklaşık 80 kişinin oylarıyla seçidik. İlk etapta arkadaşlarla aldığımız karar gereği Gençlik Meclisi tanıtımı bizim için öncelikli aksiyon olacak. Ve derhal çalışmalara başladık. İlk olarak IEEE Çukurova kariyer günlerinde stand açtık ve Mehmet Sarıca tarafından yaklaşık 50 arkadaşımıza Yerel Gençlik Meclisi ve Ulusal Gençlik Parlamentosu tanıtımı yapıldı. Daha sonra TEMA ile ortaklaşa fidan dikimi gerçekleştirdik. Şimdi ise önümüzde Çukurova Üniversitesi Yüksek Öğrenim tanıtım günlerinde açacağımız stand var. Onun için de çalışmalara şimdiden başladık.
 

Şimdi kısaca bazı gündem 21, kent konseyleri , ulusal gençlik parlemontosu ‘ndan bahsedeyim.


Gündem 21 :
BM (Birleşmiş Milletler)’in 1992 yılında Rio de Janerio’da düzenlediği Çevre ve Kalkınma Konferansı (Yeryüzü Zirvesi) sonucundan yayınlanan RIO Deklerasyonu iel dünya gündemine girmiştir; ülkeler arasında, hükümetler aracılığıyla iletişim ve işbirliği sağlanmasını ve ülke genelinde uygulanması öngörülen bir programdır.

Türkiye bu toplantıya Başbakan düzeyinde katılmış, Bildirgeye imza koyarak taraf olmuştur. Bu süreç 2002 Johannesburg zirvesi ile devam etmiştir. Türkiye bu toplantıya Cumhurbaşkanı zirvesinde katılmıştır. Bu toplantı sırasında Türkiye’de uygulanan YG 21 Programı, en başarılı uygulama olarak seçilmiştir.

http://www.la21turkey.net/index.php?pages=topic&op=cat&cid=101&tid=259

Yerel Gündem 21 (YG 21) :
Gündem 21 içerisinde, “sürdürülebilir kalkınma için küresel ortaklıklar oluşturulması” konusuna verilen önem ve öncelik doğrultusunda, Gündem 21’in 28. Bölümü, “Gündem 21’in desteklenmesinde yerel yönetimlerin girişimleri” başlığını taşımaktadır.

Bu bölümün temel dayanağı olarak, “Gündem 21’de ele alınan sorunların ve çözümlerin büyük bir bölümünün yerel düzeydeki faaliyetlere dayalı olması nedeniyle, belirlenen hedeflerin gerçekleştirilmesinde yerel yönetimlerin katılımı ve işbirliği, belirleyici bir etken olacaktır” görüşü ortaya getirilmektedir.

Ulusal Parlamento :

1997 yılından bu yana Türkiye Yerel Gündem 21 Programı kapsamında Habitat için Gençlik Derneği kolaylaştırıcılığında 70′in üzerinde ilde yürütülen yerel gençlik meclisleri ve yerel gençlik evleri çalışmaları uluslar arası alanda takdir toplayan önemli bir girişim olmuştur.

1997 yılından bu yana düzenlenen sayısız yerel, bölgesel, ulusal ve uluslar arası toplantının ardından 2003 yılında 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı ile eş zamanlı olarak Ankara’da 64 ilden 220 gençlik temsilcisinin katılımı ile bir gençlik zirvesi düzenlenmiştir. Söz konusu zirve aynı zamanda Ulusal Gençlik Parlamentosu’nun oluşum toplantısı olma özelliğine sahiptir.

Oluşum zirvesi sonucunda gerçekleştirilen çeşitli bölgesel ve ulusal toplantılar sonucu 18-21 Mayıs 2004 tarihinde 75 ilden 297 delege ve gözlemcinin katılımı ile Ulusal Gençlik Parlamentosu kuruluşunu, TBMM Tören Salonu’nda Meclis Başkanı Sayın Bülent ARINÇ’ın açılış konuşması ile onurlandırdığı ve çok sayıda milletvekilinin katılımı ile ilan etmiştir.  

Posted in Uncategorized | Leave a Comment »

Bilişimde Genç Hareket

Posted by kutlughan on March 23, 2009

8-14 Nisan tarihleri arasında Habitat için Gençlik Derneğinin Bilişimde Genç Hareket Adlı projesinde Eğitmen eğitimi almak için Ankara’da idim.


Bilişimde Genç Hareket, 2006 yılından bu yana Habitat için Gençlik Derneği, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı, Cisco, İstanbul Teknik Üniversitesi ve Türkiye Bilişim Vakfı ortaklığında gerçekleştirilen bir projedir. Projenin amacı gençleri bilişim ve ağ teknolojileri alanında eğiterek, onları yarının dünyasına hazırlamak ve Türkiye’nin farklı şehirlerinden yüzlerce genci, bilgi temelli toplumun ve ekonominin bir parçası haline getirirken gönüllülük ilkesi ile toplumsal bilinç kazanmalarını sağlamaktır.

Adana’dan Çağatay arkadaşımla katıldığım etkinlikte hem farklı bilgiler ve tecrübeler edinmenin yanısıra türkiye’nin dört bir yanından gelen insanlarla da samimi bir ortam yakalama şansım oldu.

Bundan sonra ise bize düşen üstümüzdeki sorumluluğun gereğini yapmak üzere harekete geçmektir. Şimdi Adana içerisinde bizim yaklaşık 50 saatlik eğitimimiz için haftada 5 saatten 10 hafta kullanmak üzere bilgisayar labaratuvarı gerekli. Labaratuvarın hazır olmasından sonra da öğrencileri kayıtlara alıp, eğitimleri başlayıp insanlara ücretsiz eğitim ve uluslararası geçerliliği olan sertifika alma şansı sağlayacağız.

Posted in Uncategorized | Leave a Comment »

 
Follow

Get every new post delivered to your Inbox.